1 Şubat 2020

Kurulduğu günden beri private label üretim yapan ve ıslak mendil kategorisinde Türkiye’nin gururu olan Sapro Temizlik Ürünleri’nin Kurucu Ortağı Ceyhun ZİNCİRKIRAN’dan SAPRO’nun 2019 yılını ve gelecek planlarını dinledik.

Sapro’nun sektördeki konumu ve ihracat hacmi nedir?

1997 yılında başladığımız faaliyetlerimize, 45.000 metrekare kapalı alanda günlük 120 milyon yaprak üretim kapasitesiyle 1.000 adet farklı markaya üretim yaparak devam ediyoruz. Islak mendil üretiminde %40’lık pazar payımız ile Türkiye’de sektöre liderlik ediyoruz.

Öte yandan, ıslak mendil üretiminde yalnızca ülkemizin değil, Avrupa’nın da en büyük firmalarından biriyiz. 2000 yılına kadar yalnızca dış pazarlara yönelik çalışmıştık; ancak günümüzde dış ticaretin yanı sıra yurt içine de ürün satıyor ve Türkiye’nin en büyük perakendecilerine özel markalı ürün sağlıyoruz.

Kurulduğumuz günden bu yana tüm dünyaya yönelik üretimlerimiz devam ediyor. 30 yıldır altı kıtaya gerçekleştirdiğimiz ihracatla ıslak mendil ihracatında birinci sıradayız. İhracat alanındaki gücümüz ile Sapro, grup şirketleri ile birlikte 2019’u toplam 140 milyon Euro ciro ile kapattı. Ciromuzun %65’i ise ihracattan geliyor.

Kendi bünyenizde gerçekleştirdiğiniz AR-GE faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Türkiye’nin en fazla Ar-Ge yatırımı yapan 300 firması arasında yer alıyoruz. Daha iyisini üretmek için teknolojiyi yakından takip ediyoruz. Grup olarak gerçekleştirdiğimiz bütün çalışmalarımız ve üretimlerimiz, kapsamlı Ar-Ge faaliyetlerini gerekli kılıyor. Sapro bünyesinde 7 farklı laboratuvar bulunuyor. Son teknoloji ürünü cihazlarla donatılmış laboratuvarlarımızda, 100’den fazla parametre, kendi alanında yetkin uzmanlar tarafından ISO 17025 standardına uygun şekilde analiz ediliyor.

AB ve uluslararası standartlara uygun ürünler geliştirmemiz önem taşıyor. Dolayısıyla alanında uzman profesyonellerle, titizlikle uyguladığımız bir Ar-Ge felsefemiz var. Ayrıca dijitalleşme stratejimizi uygulamaya başladık. Hem süreçlerimizi dijitalleştiriyoruz hem de tüm hatta bulunan makinelerin haberleştiği, veri oluşturduğu yapay zeka çalışmalarına başlıyoruz. Tüm hareketlerin otomasyona bağlı olduğu projemiz devam ediyor.

Proje geliştirme, AR-GE, kimyasal analiz, mikrobiyoloji laboratuvarı, giriş kontrol ve grafik birimlerini kendi bünyemizde bulunduruyoruz. Sapro Temizlik olarak 2017 yılından itibaren dokuma olmayan (nonwoven) ürünleri de kendi tesislerimizde üreterek Avrupa’da hammaddesini kendisi üreten tek firma olduk.

Yakın dönemde gerçekleştireceğiniz yatırım planları var mı?

Global açılım stratejimiz doğrultusunda Balkanlar’da da büyüme hedefliyoruz. Bu kapsamda Bulgaristan’da ıslak mendil fabrikası açma planımızı 2020 yılı içinde hayata geçireceğiz.

Fabrikanın günlük üretim kapasitesi 8 milyon yaprak olacak.

2020 hedefleriniz nedir?

Tüm otomasyon ve endüstri 4 çalışmalarımızı gerçekleştirdikten sonra üretim kapasitemizi arttırarak 2023’te şu ankinden tam 2 kat fazla kapasiteye ulaşma hedefimiz var. Bu doğrultuda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Amacımız mevcut pazarlardaki payımızı arttırarak özellikle Amerika kıtasında büyümek. Ancak ihracat konusunda faaliyette olduğumuz tüm ülkelerde büyümeyi hedefliyoruz.

2020 yılındaki diğer bir hedefimiz de ihracatta ilk 200’ün, ISO 500’de ise ilk 400’ün içinde yer almak.

Bebek havlusunda 330 milyon, cep mendilinde 96 milyon, tekli mendilde ise 1 milyar 800 milyon adetlik üretimimizi 2020’de daha da arttıracağız. Kapasite artırımları ve otomasyonlar ile 2023’te 2 kat kapasiteye ulaşma hedefi doğrultusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Ayrıca kendi markamızı e-ticaret platformuna da dâhil etmek istiyoruz. Dünyada ve Türkiye’de son iki yıldır özellikle tüketici trendleri değişim gösteriyor. Alışverişte sağlıklı yaşam trendine, çevre ve hayvan dostu ürünlere doğru bir eğilim başladı. Sapro olarak biz de bu değişikliğe ayak uydurmak için Ar-Ge’mizle gerekli çalışmaları yapıyoruz. Yüzde 100 viskon nonwoven kullanıyoruz.

Plastik kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalarımız da devam ediyor. Üretimimizin her aşamasında doğal hayatı olası etkilerden koruduğumuz için Operational Clean Sweep (OCS) sertifikası ile ödüllendirildik. Norveç’teki müşterimiz için vegan ürün sertifikası aldık.

Ürünlerinizi geliştirirken hangi unsurları dikkate alıyorsunuz?

Islak mendil kategorisinin son 15 yılda geçirdiği değişim, kullanım alanlarının çeşitlenmesiyle sonuçlandı. Önceden sadece bebekler için kullanılan ıslak mendiller arabalarımıza, evlerimize hepimizin çantalarına girerek genel amaçlı bir temizlik malzemesine dönüştü. Daha önceki yıllarda ucuz ve isimsiz ürünlere yoğun bir talep varken son 2 yılda tüketiciler daha kaliteli ve sürekliliği olan ürünlere yönelmeyi tercih ediyorlar. Bizim de üretimimiz bu talepler doğrultusunda şekilleniyor.

Ayrıca çok değişik uygulamaları ortaya çıktı; hayatımıza ıslak tuvalet kâğıdı, otomobiller için torpido parlatma mendili, gözlük temizleme mendili gibi son derece fonksiyonel, günlük hayatı kolaylaştıran ürünler girdi. Bu gelişim sırasında teknoloji ve inovasyon anlamında da pazara yenilikler sunduk. Bu yenilikler ve gelişmeler sektörün ilerlemesine önemli katkılar sağladı.

Islak mendil üretiminde, malzeme ve kimyasal üreticileriyle eğitim ve işbirliği içerisindeyiz. Örneğin yıllar önce Türkiye’de ilk defa non alerjen parfüm üretimi için tedarikçilerimizi yönlendirerek bir ilki gerçekleştirdik. Islak tuvalet kâğıdını Türk tüketicisi ile ilk buluşturan; bebek havlu üretiminde annelere kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla “interfold” katlamayı ve “inline moisturising” teknolojisini ilk kullanan marka olduk.